logo

Galat-ı his

 ÜÇÜNCÜ NOTA: Ey gafil Nefsim ! Bil ki: Galat-ı his nev’inden gayet muvakkat dünyayı lâyemut ve daimî görüyorsun. Etrafına ve dünyaya baktığın zaman bir derece sabit ve müstemir gördüğünden, fâni nefsini de o nazar ile sabit telakki ettiğinden, yalnız kıyametin kopacağından dehşet alıyorsun. Lem’alar ( 114 )

Bindiğim tren duruyordu oysa ben hareket ediyor zannediyordum ta ki yanımızdan geçen bir başka trenin son vagonu da gözden kaybolasıya kadar. Bir anda şok oldum ve boşluğa düştüm. Hareket hissine öyle kaptırmışım ki böyle olmadığını farketmem garip bir intibah ile beni etkiledi.  Oysa bunu ilk defa yaşamıyordum. Sonra bu nevden başka yanılmalarımı hatırlayıp galat-ı hissin ne demek olduğunu anlamaya başladığımda Üstadın bu notada bahsettiği dünyaya dair galat-ı hissin ne demek olduğunu keşfetmeye başlamıştım. Bu yaşadığım tecrübeyi hakikate tatbik ettiğimde “dışarıya dalan ben, dışarıdaki trenin hareketiyle kendimi hareketli zannettiğim gibi” aynen öyle de “insan kendini unutup harice aklını, hissiyatını bir kaptırdı mı kendini hariçtekiler gibi sürekli, devamlı, ölümsüz zannederek büyük bir yanılgıya düşüyor”  … “vagonların bitip yanıldığımı anladığım gibi” aynen öyle de “dışarıdaki dünyanın benimle bir alakası olmadığını ve aslında yaşıyorum zannettiğim hayatımı hiç yaşamadığımı farketmek ne büyük bir zavallılık.” Diye tefekkür ettim. Büyük dairemize baktığımda zaten kocaman bir yanılgı içinde olduğumuzu anladım, zira sabit duruyor gibi zannetiğimiz ve hareketini hissetmediğimiz dünya süratle dönüyor.

Evet hariçte yaşamak, kendinden kopmak büyük bir gaflete atıyor insanı. Televizyon insanları gibi dünyayı televizyondaki dünya gibi zannetme yanılgısına düşüyoruz. Sürekli değişen sahnelerle insanı kendine çekip uyutan televizyon gibi kendin dışındaki yalancı dünya da seni uyutuyor.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir